17 ŞUBAT 2009 (DOĞUM GÜNÜ)
17/2/2009 -Kategori: Gunluk
Doğum günün kutlu olsun, yine uzaklardayım senden ve yine uzaklardan sana doğum günü hediyesi olarak verebileceğim tek şey bir kuru doğum günü tebriği...
Yıllar boyu sevdiklerinle birlikte mutlu olman ümidiyle, doğum günün kutlu olsun...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
3 Aralık 2008
3/12/2008 -Kategori: Gunluk
Yalnızca yıllar geçiyor ama yaşanılanlar hep kalıyor ve sanırım kalmaya da devam edecek...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
17 ŞUBAT 2008 (DOĞUM GÜNÜ)
17/2/2008 -Kategori: Gunluk
NE KADAR UZAK OLSAN DA, DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
VE SON
18/2/2007 -Kategori: Gunluk
Uykusuz bir gecenin ardından merhaba,
Bütün bir günü düşünerek geçirmenin yorgunluğu var üzerimde, yoğun düşünceler içerisinde olduğum ve uyuyamadığım bir gece.
Ben eğer gerçekten sevmiş isem bunu yapmalıyım diye düşündüm ve bir şekilde ona HAKKIMI HELAL ediyorum, çünkü aksi takdirde ben çok daha fazla üzülüyorum onun benim yüzünden öbür dünyada da ceza çekmesini istemiyorum.
Ben gönlümü verdiğim kişiye hakkımı helal etmeliydim, belki farklı şekilde ve çok daha önceden olmalıydı bu ama ne yazık ki ancak bugün olabiliyor, Benim doğum günü hediyesi olarak verebileceğim tek şey ona hakkımı helal etmem olacaktır sanırım.
Bundan sonra içim biraz daha rahatlayacak diye düşünüyorum, çünkü bugüne kadar kendim için değil onun içinde ağladım hep, bundan sonra içim daha rahatlayacak ben gönlümün istediğini yaptım, bazen bana zarar versede ben gönlümü dinlemeye devam ettim. Sanırım şimdi oda rahatlayacaktır.
Ben sevmiştim ve söylediğim hiçbir sözü lafta kalsın diye söylememiştim, öyle de olsun istemiyordum zaten.
Neyse sanırım ben daha fazla yazamayacağım ........
HOŞÇAKAL.....
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
17 Şubat 2007 (Doğum Günü)
17/2/2007 -Kategori: Gunluk
Bugün doğum günün ve ben birçok gün gibi bu günüde unutmadım. Sensiz geçen günler bu günü unutturamadı.
Aslında karmaşık duygular içerisinde ve gelgitlerle dolu bir gü,n bir
çok düşünce kafamda şöylemi yapsam böylemi yapsam diye gelip
gidiyorlar. Bilemiyorum bu kalp kırıklığı nasıl gidecek. Yada bazı
düşünceler içerisinde kendime mi yenileceğim yoksa sevgime mi?
Hayat zor be arkadaş, aslına bakarsan sana bugün verebileceğim tek
hediye var gel gitlerimde bu hediyeyi verip vermemekle alakalı zaten,
fiziksel bir hediye değil mutlaka bu hediye, bilirsin zaten hediyelerde
maddi değer değil anlam arardım her zaman ama ne kadar değer, ne kadar
deymez bunu bugün yapmalımıyım yada yapmamalıyım diye gelip gidiyor
düşünceler, aslında birşey geliyor aklıma evet bunu bugün yapmalıyım
diyorum sonra başka bir düşünce geliyor ve engel oluyor hayır diyor
hayır ve çelişkiler beni mahfediyor.
İçimdeki sevgim sen ona birçok şeyi verdin en büyük şey olan sevgini
verdin son olarak bunuda yap diyor, sonra mantık devreye giriyor, hani
seversin ya mantıklı olmayı diyor ki bunca zaman birçok şeyi verdin
karşılığını ne şekilde aldın, ne olacak bundan sonra iyi davransan iyi
olsan karşılığı ne olacak ılımlı olmanın karşılığı ne oldu ki!!!
Ne olurdu bunları yaşatmasaydın be marıncalı, ne olurdu bunları
yaşamasaydık, ne olurdu şimdi gel gitler yaşamasaydım, belki uzakta da
olsam senin mutluluğun beni de mutlu etseydi, ne olurdu be marıncalı.
Söyle şimdi ne yapmalıyım sence, ne yapmalıyım...
Her iki türlüde içim sızlıyor, her ikisi de içimi acıtıyor.
Sanırım bu gün uzun geçecek ve yorucu olacak...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KALENİN FETHİ
17/2/2007 -Kategori: Gunluk
KALENİN FETHİ - KEREMCEM
kaç kişi girdi hayatına,
senden sonra benim olmadı
hiçbiri merhem yarama...
senden sonra benim olmadı
hiçbiri merhem yarama...
bıraktı sana çalışmayı artık kalemim
baktı fethi mümkün değil kalenin...
sana dair...
bu son çizik bıraktığım
üstüne korkarım
özleyecek seni
benim kadar defterim...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BİR PAYLAŞIM
17/2/2007 -Kategori: Gunluk
Dün mevlana ile ilgili katıldığım bir programda şu örnek verildi, sizinle paylaşmak istedim.
Büyük bir bardağa su koydular,
Suyun içine de bir bardak.
Keskin nişancıları çağırdılar,
Dıştaki kırılmadan içteki vurulacak.
Kimse başaramadı bunu.
Silaha sarılanların boynu vuruldu.
Baktılar ki silah tutan kalmayacak.
Hocaya koştular ''Bu iş ne olacak''
Hoca dedi ''Bu bir temsildir,
O silahla vurulacak,
Bardak içindeki bardak:
En büyük suç olan, kalp kırmak.''
''İnsana Yakışan odur ki,
Bundan uzak durmak. Çünkü:
Kabe'yi yıkmaktan daha kötü,
İnsanın kalbini kırmak''
Saygılar...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ZOR BE ARKADAŞ
25/1/2007 -Kategori: Gunluk
Şu sıralar kafamı çok meşgul ediyorsun, ben kaçtıkça sen kovalıyorsun sanki, hani kaçan kovalanır misali, sen değil belki ama düşüncen kovalıyor beni, geçenlerde bir tanıdık hani bir kız arkadaşın vardı ne oldu dedi, cevap vermekte zorlandım doğrusu.
Keşke çok basit olabilse bazı şeyler, keşke sihirli bir değnek deyse ve herşey silinse özellikle son zamanlarda yaşadıklarım. Ama ne öyle bir değnek var ne de öyle bir şansım.
Biliyorum bu düşünceler bana bir fayda sağlamıyor ama ne yazık ki elimde değil bazı şeyler, aslında geçen zamanın içine çok şey sığmış olsa da çok uzun bir zaman geçmiş sayılamaz. Belki yıllar sonra seni ve bu yaptıklarını unutmak mümkün olur ne dersin. Yok yok öyle kolay değil sıyrılmak, tıpkı bazı şeylerin ikimiz içinde kolay olmadığı gibi. Öyle bir yerde öyle izler var ki?
Hayat gerçekten çok garip, ne güldürdüğü belli oluyor ne ağlattığı değil mi arkadaşım bu söz tanıdık geldi mi :-).
Evet gerçektende öyle güldüğüm zamanlar içinin ağlaması diye birşey bilirmisin sen, işte bunu en iyi ben anlatabilirim sana. Anlatsam ne olacakya orasıda başka bir mevzuu. Yıllar boyunca anlattıklarım ve örneklerim nerelere gitti, ne oldu ki şimdi bunu anlatsam birşey olsun.
Zor be arkadaş, can dostum derken sırtından vurulmak. Heyecanla beklerken bir bir saplanan bıçaklara dayanmak. Destek beklediğin anda hiçbir haber alamamak.
Zor be arkadaş son kez sarılamadan ayrılmak.
Hala geceleri gözyaşlarını tutamamak, her gözyaşında hüznün yanında, öfkeyide barındırmak zor be arkadaş.
Anlayacağın günler hala zor. Bu dünyanın yükünü üzerimizde taşımak istemesekte zor be arkadaş.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
KENDİMİZ DEĞERLENDİRELİM
21/1/2007 -Kategori: Gunluk
Zamanı bir yandan akıtırken, bir yandan bu zamanın ne kadar önemli olduğunu unutuyoruz galiba. Bazen çok dolu geçirdiğimiz bu zamanların bazen çok boş ve anlamsız geçtiğini farkediyorum.
Bir zamanlar haftada bazen bir günde bir kiatbı bitirirdim hele ki benim için özel olan kitapları mutlaka bir çırpıda okuyup bitirmek isterdim. Son zamanlarda ise ayda birkaç kitap ancak okuyabiliyorum. Gerçe internetten takip ettiğim makale ve yazılar bir hayli fazla olsa da bence yine de değerlendirecek zaman vardır diye düşünüyorum. Aslında ara sıra ev ve işyeri dışına çıkığ oralarda da vakipt geçirmeyi sevsem de zamanımın çoğunu evde ve işte geçirmekteyim.
Kitap okumak bir yana aslında hayatı da okumak gerek diye düşünüyorum. Hayatı okumak gerçekleri görmeye çalışmak, bazen bir alışveriş merkezinde, bazen doğanın tam göbeğinde, bazen bir çocuk parkında bazense gecenin karanlığında parlayan ayda, hayatın gerçeklerini görmek ve okumak.
Aslında hayatın her anında ve zamanında birşeyleri görmek için önümüzde örnekler gelip geçerken bizim bunlara vurdumduymaz tavırlarla kalmamız aslında bizlerin bir eksikliği diye düşünüyorum.
Aslında doğumla birlikte insanın keşfi başlıyor hatta doğumdan öncesi de varki, insanın doğasında keşif ve arayış olduğunun göstergesi. İnsan arayışlar içerisinde bir bir gerçeklere doğru ilerlemeli ve içindeki boşluk duygusuyla birleşen keşif duygusunu aslına erişmek için kullanmalıdır.
Aslında felsefe yapmanın veya bilmişlik taslamanın bir alemi yok ama öyle şeylerle zaman geçiyor ki bazen, şöyle çevrenize bakının, insanların bir araya geldiklerinde konuştukları konuları şöyle bir süzün. İster elit bir kesim olsun isterse alt tabaka diye tabir edilen bir kesim hepsinin de konuştukları şeyler aslında çok benze şeyler, zamanın ne kadar boş olduğunu daha iyi anlayacaksınız açıkçası.
Bu adamda pazar pazar amma kafa ütüledi diyeceksiniz ama gerçekten şöyle bir baktığınızda eş dost ile birlikte sohbetlerinizdeki konular neler. Neler üzerine konuşuyorsunuz, bu dünyanın gerçekleri üzerine mi yoksa benim matrixe benzettiğim sahte dünyanın boş şeyleri üzerine gevezelik yaparak mı geçiriryorsunuz. Ben kimseyi yargılamıyorum, yalnızca herkesin kendi değerlendirmesini kendine bırakıyorum.
Neyse ben sizi kendinizle başbaşa bırakıp düşünmenize birazcık yardımcı olayım.
Sevgi ve saygılarımla.
DerinDüşünce
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
FARKLI VE KALABALIK BİR MEKAN VE İZLENİMLER
20/1/2007 -Kategori: Gunluk
Şu anda büyük bir alışveriş merkezinde notebookumdan yazıyorum bu yazıyı, hava soğuk ve yağmurlu insanlar akın etmiş alışveriş merkezine, kimi alışveriş yapma derdinde kimi yemek yeme derdinde, kimleri gülüyor kimileri düşünüyor, aslında böyle yerler izlenim yapmak adına faydalı yerler.
Diyorumya etraf kalabalık ama kalabalık ama.... İşte bu amadan sonrası önemli insanlar neler yapıyorlar bu kalabalık içerisinde gerçekten mutlularmı, istediğini almak istediğini yeyip içmek istediğinle istediğin şekilde gezip dolaşmak gerçekten onlara gerçek mutluluğu veriyor mu?
Hayat tuhaf bu günlerde garip garip rüyalar görüyorum, bazen bu rüyalar acı ile biten hikayeleri oluşturuyor. Aslında rüyalara göre pek fazla hareket etmem, zaten şu son zamanlarda gördüğüm geleceğe dair rüyalarında gerçek olmasını istemem çünkü gerçekten birileri bundan çok acı çeker yoksa. Ne kadar kalbim kırık olsa da bazı şeylere gönlüm elvermiyor bu yüzden gördüğüm rüyaların gerçek hayatta yaşanmasını görmek istemem.
Kalabalık bir ortam ama yalnızlık içerisinde biri hayatın işleyişi biraz değişik galiba, bazen çevrende binlerce insan olmasından sa sevdiğim bir kişi olsun yanımda yeterli diyorum. Onun içinde hayatımda benim için önem arzeden insanlara farklı bir gözle bakarım. Onların kırılması ve incinmesi beni de kırar ve incitir. Sevdiğin kişiden bana geriye kalan çok değerli insanlar var aslında, onlarla konuşmak onlardan bir telefon veya mesaj almak beni gerçekten mutlu ediyor.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı